TFF Tahkim Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu

TFF Tahkim Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu

Zorunlu tahkim kurulu olarak görev yapan Uluslararası Çözüm Kurulu ; kurulduğu tarihten 2009 yılına kadarki süreçte mülga edilen 3813 Kanun 9.Maddesi uyarınca futbol ile ilgili sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlığı , tarafların başvuruları üzerine münhasıran incelemekte ve karara bağlamakta idi.

UÇK’nın ulusal nitelikteki uyuşmazlıklar için mevcut yetkisinin tespiti için 5894 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş VE Görevleri Hakkında Kanun , TFF Statüsü ile UÇK Talimatı incelenmelidir. TFF ilgili kurul ve organları tarafından alınacak kararlardan dolayı meydana çıkan uyuşmazlıklarda karar vermeye münhasıran yetkili idi. UÇK tarafından tesis edilen kararlara karşı yargı yoluna gidilemeyeceği hükme bağlanmıştır. TFF Statüsü 54/3 de sarih bir biçimde verilen karara karşılık herhangi bir yargı makamına başvurmayı kat’i suretle yasaklanmıştır.

  • TFF Statüsünün 54/3 ve 62/3 maddeleri ile Tahkim Kurulu Talimatı M.14/1 incelendiğinde ;
  • Tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ,
  • İşbu kararın herhangi bir mercinin onayına tabi olmadığı ,
  • İşbu kararlara karşılık herhangi bir yargı merciine başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.

5894 Sayılı Kanunda da Tahkim Kurulunun , TFF’nin en üst kurulu olduğu ifade edilip M.6 ile  Takim Kurulunun , TFF’nin diğer kurul ve organları tarafından verilecek olan kararları nihai olarak inceleyeceği ve münhasıran karara bağlayacağı ifade edilmiştir.

5894 S. Kanun M.6/4’te tahkim kurulunun kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai suretle karara bağlayacağını ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenlemiştir. Anasaya Mahkemesi 06.01.2011 tarihli E.2010/61 , K.2011/7 sayılı kararı ile işbu hükmü iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Çerçevesinde Tahkim Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu

Yüksek Mahkeme ; iptal kararının gerekçesinde , Tahkim Kurulu Kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamayacağı hususunun Anayasanın 9. ve 36.maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ve Türk Milleti adına yapılacak yargılamanın bağımsız mahkemelerce kullanılacağını , herkesin yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Hiçbir mahkeme , kendi görev ve yetki alanı içerisinde bulunan davaya bakmaktan imtina edemeyeceği için tahkim kararlarına karşı yargı yolunun açık olmaması  kişilerin güvence hakkını ihlal eder niteliktedir.

Yüce Mahkeme’nin 2011 yılında vermiş olduğu iptal kararı sonrası Hakem Kurulu kararlarının da yargı yoluna başvuru konusu edilebileceğine ilişkin örnek emsal karar olarak Serdar Kesimal x Fenerbahçe :

Serdar Kesimal x Fenerbahçe E.2020/3283 , K.2020/5165 , T.30/09/2020

Fenerbahçe , Serdar Kesimal’a karşı kulüp ve yetkililerin yazılı izni olmaksızın bir hastane raporundan mütevellit  250.000.000 Euro para cezası vererek , sözkonusu miktarı futbolcunun alacağından kesmiştir.

Karar : Davacı vekili  , müvekkili Serdar Kesimal’in Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde tescilli Fenerbahçe Futbol A.Ş’nin futbolcusu olduğunu , davalı kulüp tarafından ….. Eğitim Araştırma Hastanesine Kulubün ve yetkililerin YAZILI suretle izni olmaksızın gittiği ve rapor aldığı , bu durumun da Futbolcunun sözleşmesel yükümlülüklere aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile 250.000,00 Euro para cezası verilmiştir. Sözkonusu bu para , futbolcunun alacağından tenkis edilmiştir.

Sözkonusu 250.000,00 Euro para cezasının geçersizliğine hükmedilmesi için ve müvekkil futbolcunun taahhuk ettiği alacaklarından 250.000.000 euronun sözleşmede belirtilen vadeden itibaren yasal faiz miktarının tahsiline hükmedilmesi için Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na yapılan başvuru sonucunda , Uyuşmazlık Çözüm Kurulunca müvekkil futbolcu hakkında tesis edilecek cezanın kazancı ile orantılı olmasının gerektiği , bu sebeple de 250.000,00 euro cezai şartı tutarının fazla olduğu , 200.000,00 euro ceza verilmesinin uygun olacağı gerekçesi ile alacak talebinin KISMEN KABULÜNE  ,

50.000 Euronun 26.05.2016 tarihinden – fiili ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 Sayılı Kanunun m.4/a gereğince kamu bankalarının Euro’ya uyguladıkları en yüksek yıllık tevdiat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE oybirliği ile karar verildiği , taraflarca uyuşmazlık çözüm kurulunun kararlarına karşı Tahkim Kuruluna başvurulduğu , Tahkim Kurulu 01.11.2018 tarihli kararı ile Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararında usule ve esasa aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddi ile kararın onanmasına oy çokluğu ile karar verdiğini ileri sürerek TFF Tahkim Kurulu’nun 01/11/2018 tarihli ve 2018/305 E., 2018/330 K. sayılı kararının iptaline ve 200.000 Euro’nun sözleşmede belirtilen vade tarihlerinden ayrı ayrı işleyecek devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı taraf , davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan yasa hükmü gereğince karara karşı yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Serdar Kesimal x Fenerbahçe arasındaki hukuki uyuşmazlık TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yoluna başvurulup başvurulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle yasal mevzuatın incelenmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlığın Yasal Mevzuat Çerçevesince İncelenmesi :

  • 5894 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun :

Tahkim Kurulu ilgili kanunun 6.maddesinde tanımlanmış olup , TFF ‘nin en üst kurulu olduğu ve , TFF Statüsü ve ilgili talimatlardan doğacak olan uyuşmazlıklar hakkında NİHAİ karar mercii olduğu belirtilmiştir. Yine aynı maddenin ikinci bendinde ( M.6/2) Tahkim Kurulu’nun , TFF Statüsü ve İlgili Talimatlar uyarınca karar verme yetkisine sahip kurul ve organlar tarafından verilecek kararları nihai olarak inceleyerek MÜNHASIRAN karara bağladığını düzenlemiştir.

M.6/4 de  ise “ Tahkim Kurulu , kendisine yapılan başvuru ve incelemeleri KESİN ve NİHAİ olarak karara bağlar “ hükmü yer almaktadır.

  •         Anayasa Mahkemesi 26.02.2011 tarihinde 2010/61 Esas 2011/7 sayılı Kararı ile , 5894 Sayılı Kanun m.6/4  ( “… ve bu kararlar aleyhine YARGI YOLUNA BAŞVURULAMAZ “ ) hükmü iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi , kanun gerekçesinde Tahkim Kurulunca verilmiş olan kararlara karşı yargı yolunun açık olmadığını belirtererek , tarafların yargı mercileri önünde dava hakları kullanımını engeller niteliktedir. Kanunkoyucu , taraflar arasındaki mevcut hukuki uyuşmazlığı daha kısa sürede çözebilmek için tahkim kuruluna başvurma zorunluluğu var olsa da ; Kurulun kesin ve nihai kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaması , Anayasa m.36 uyarınca güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğindedir ve bu hüküm hak arama özgürlüğü ile bağdaşmamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin işbu 2011 tarihli kararı ile futbol sporu alanındaki uyuşmazlıkları çözmek üzere görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce Tahkim Kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebileceğini ancak bu aşamadan sonra kararı benimseyen tarafa yargı yolunun açık tutulması gerektiğini vurgulamış ve 5894 Sayılı Kanunun m.6/4 Tahkim Kurulu Kararlarının aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenleyen kısmını Anayasa m.9 ve m.36’ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin işbu kararından sonra Anayasa’nın 59. Maddesine yeni bir fıkra eklenerek ; spor federasyonlarının ancak spor faaliyetlerine işikin yönetim ve disiplin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği , tahkim kurulu tarafından verilen kararların kesin ve nihai olduğu , işbu kararlara karşı yargı yoluna başvurulamayacağı öngörülmüştür.

Anayasa’nın 59.maddesine ilişkin değişiklik teklif gerekçesine göre de , Anayasada yapılan bu değişiklik ile sportif faaliyetlerin yönetilmesi ve disiplinine ilişkin uyuşmazlıkların yargı denetimine tabi edilmeksizin kesin suretle çözüme kavuşturulması amacı güdülmüştür. Böylece ilgili kurullarca verilen kararlara karşı denetim yolu öngörülmektedir. Spor kulüpleri ile sporcu ve spor ile ilgili diğer kişiler arasındaki alacak haklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda görev ve yetkiye ilişkin hususlar adli yargı makamlarında görülecektir. Bu uyuşmazlıklar ile diğer alacak hakları , genel hükümler esası çerçevesinde incelenecektir.

Arz ve izah edilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlık taraflar arası akdedilen sözleşmeden kaynaklıdır ve Anayasanın m.59/3 de de belirtildiği gibi işbu konularda çıkan uyuşmazlıklarda zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Zorunlu tahkim kurulunca verilen bu kararlar kesindir ve bu kararlara ilişkin çıkan uyuşmazlıklarda zorunlu tahkime gidelebileceği , tahkim kurulu kararlarına karşı da yargı yolunun açık olduğundan mütevellit mahkeme tarafından Tahkim Kurulu 01.11.2018 2018/305 E. , 2018/330 S. Kararın sözleşme kaynaklı uyuşmazlıklara karşı yargı yoluna başvurulabileceği kabul edilerek karar verilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurmak , bozmayı gerekmiştir.

Sözkonusu hukuki olayda sözleşmeden kaynaklı bir hukuki uyuşmazlık mevcuttur. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda anılan karara karşı yargı yolunun açık olduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı  şekilde hüküm kurulması Yargıtay tarafından bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçeli kararda belirtilen , “Anayasanın 59.maddesi ile  “ Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz” denmiş olsa da , Anayasa Mahkemesi 2011 yılında 5894 sayılı kanun M.6/4 de  yer alan “ Tahkim Kurulu , kendisine yapılan başvuru ve incelemeleri kesin ve nihai olarak karara bağlar “ hükmünü , iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin 2011 tarihli kararı sonrası futbolcu ile kulübü arasında ‘sözleşmeden kaynaklı bir uyuşmazlık’ sözkonusu olduğu için TFF Tahkim Kurulu kararı kesin değildir ve bu karara karşı ‘görevli ve yetkili mahkemelerde’ dava açılabilir. Yargıtay’ın işbu bozma kararı yerindedir. TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yolu açıktır ve bu nedenle de yetkili ve görevli mahkemede dava açılabilecektir.

Ecenaz Hepören

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir